Künye H.Gönder Reklam Sitemap Ekle suruç
Suruç Gündem Haber - Suruç
ANASAYFA ARAMA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM REKLAM

Benim adım doğu, Türkiye'nin kamburuyum!

Mustafa ERGÜN

21.Haziran.2011, 02:25

Mustafa ERGÜN

Benim doğu kanatlarım…

Dünyanın güneşe dönmeyen yüzü…

Bahar…

*****

Ne kadar iç burkan şeyler bunlar değil mi?

Bahar geliyor ve insan nedense sevinmiyor buna!

Bendenizin de içinde bulunduğu ve her zaman

içinde taşıdığı bir göç dalgası yalıyor yanağımızı…

*****

İnsan neden sevinmez bahar gelince?

*****

Çünkü sayıları resmi kayıtlara göre 190-200 bin

civarında olan, ama buna çalışan çocukları ve kayıt

dışılığı da hesaba katarak yaklaşık 1 milyona ulaşan

mevsimlik işçilerin göç dalgası başlıyor da ondan.

Her yaz başlayan bu dalga eksilerek devam ediyor.

Trafik kazaları, iş kazaları, köprü yıkılmalarıyla

yaşanan ölümler sonucu eksilerek…

*****

Televizyon kanallarının ve başbakanın

“işsizlik azalıyor” diye bas bas bağırması kimin umurunda.

Tabi ki azalacak, yaşanan bunca ölümden sonra azalan

işçi sayısı ve yerine çalışacak başka bir işçi bulunduktan sonra.

*****

Trafik kazaları sonucu yaşanan ölümlerde Türkiye ilk sıralarda yer alıyor.

Maden kazaları sonucu yaşanan ölümlerde Türkiye ilk sıralarda yer alıyor.

Hapishanedeki gazeteci sayısıyla Türkiye ilk sıralarda yer alıyor.

*****

İnsan neden sevinsin ki? Değil mi?

Sevinilecek bir şey mi var ortada?

İşçilerin gittikleri yerlerde gördükleri muameleleri

hatırlamak ve yazmak bile istemiyorum.

Bir insan bütün bunlara neden maruz bırakılır anlamıyorum da.

*****

Durun bir! Kürt olmalarından dolayı olabilir mi acaba?

Yok canım, daha neler… Hepimiz kardeş değil miyiz?

Niye yapılsın ki kardeşine öyle bir şey?

*****

Türkiye’nin güncel bir sorunu olan ve anayasanın

değiştirilemez maddeleri arasında yer alan

“sosyal devlet ilkesi’niniflası anlamına gelen

mevsimlik işçiler, değişen dünya ve “gelişen”

Türkiye koşullarında; varlığı ölümle sonuçlanan

bir trafik kazasıyla kafamıza dank ediyor ancak.

*****

Bu yakınmam medyaya, bir olgunun varlığı,

yok olmasıyla mı tartışılacak hep. Bir kaza yaşanmadan

bir işçinin sorunları dile getirilemez mi, haber olamaz mı?

Yani bir ağacın var olması için, bir arabanın ona çarpması mı lazım?

*****

Size eskilerden bir şahsiyetin sözünü hatırlatayım,

konu mevsimlik işçi ve işçi olunca demeden edemeyeceğim:

 “Benim düşüncem şudur: herkes, dostlar, düşmanlar

ve dağlar, bu ülkenin efendisinin Türkler olduğunu bilmelidir.

Saf Türk olmayanların Türk Anavatanında sadece bir tek

hakları vardır: Hizmetkâr olma hakkı, köle olma hakkı.”

bu şahsiyet 1930larda dönemin Milli Eğitim Bakanı:

Mahmut Esat Bozkurt’tur.

*****

Mahmut hazretlerinin kendi şahsında ve devletin

bir bakanı olarak söylediği bu söz, ne yazık ki hala

bu “çağdaş!” devletin temel bir politikası olarak

süre gelmektedir. “Biz yaradılanı yaradandan ötürü sevdik”

diyen bu ülkenin başbakanı, göz göre göre yalan söylüyor.

Ve alkışlanıyor, pohpohlanıyor.

*****

21.yüzyıldayız el insaf sayın devlet, bu mevsimlik işçiler

ne zaman gülecek, ne zaman kendi toprağında karnı

doyacak, seçim dönemi dağıtılan makarnalar dışında?

Yüzyılın sorusu bu size hadi cevaplayabilecek misiniz sevgili okur?

*****

Bendenizin bir şiiriyle, hoşça kalın…

 

Kamyon Kasalarında Ölenlerin Şiiri

 

 

bir tekerleğin aldığı yolun uzunluğu
devir sayısı ile
çevrenin çarpımına eşittir

hiçbir zaman
bir işçinin
üzerinde umudunu yitirdiği yola
değil



       

Bu haber 6649 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit


Adil FIRATHAN Adil FIRATHAN
Abdulkadir GOK Abdulkadir GOK
Mustafa ERGÜN Mustafa ERGÜN
Mehmet KENDİRCİ Mehmet KENDİRCİ

Haber Ara


Gelişmiş Arama

Facebook

Katagoriler

Suruç Gündem Haber Sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır. © 2011 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz Kaynak olarak kullanılamaz. Surucgundem.com Basın ahlak ilkelerine uymayı tahahüt eder. Yorum ve Yazılardan Yazarları Sorumludur.
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu